ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - İLK MÜSLÜMÂNLAR

SENDE VİCDÂN YOK MUDUR ?

 

Kendime geldiğimde, baktım ki güneş batmış.

Üstümdeki kayayı, kaldırıp biri atmış.

 

Dedim ki: (Yâ ilâhî, çok şükür bu hâlime.

Zîra halel gelmedi îmânıma, dînime.)

 

Sonra, kendi kendime söylendim ki ben hemen:

(Hepsi hoş ve güzeldir elbette Haktan gelen.)

 

Yine bir gün o zâlim, elbisemi çıkarıp,

Kalın deve ipini, boynuma sıkı sarıp,

 

Mekke çocuklarına verdi ipin ucunu,

Yerlerde sürükletti günlerce vücûdumu.

 

Öyle ki, param parça oldu bütün bedenim.

O gün Allahtan başka, yoktu yardım edenim.

 

Bir gün Resûl-i ekrem, oradan geçiyordu.

Bilâl, taşın altında (Allah birdir!) diyordu.

 

Buyurdu ki: (Yâ Bilâl, seni bu Allah demen,

Kurtarır bu insâfsız kâfirlerin elinden.) 

 

Oradan hânesine gelince biraz sonra,

Hazreti “Ebû Bekir” gelip girdi huzûra.

 

Ona dahî anlatıp o günkü gördüğünü,

Bildirdi "Bilâl" için pek çok üzüldüğünü.

 

Hazreti Ebû Bekir, gitti hemen Bilâl’e.

Görünce, kendisi de çok üzüldü bu hâle.

 

Baktı ki, “Kızgın kum”un içine yatırmışlar.

Üstüne de kocaman bir "Kaya"yı koymuşlar.

 

Çok üzülüp dedi ki o zâlim Ümeyye’ye:

(Niçin azâb edersin bu zavallı köleye?

 

Lâ ilâhe illallah” derse eğer bir insan,

Cezâya mı lâyıktır, yok mudur sende vicdân?

 

Zavallının üstünden kaldır at şu kayayı.

Ve sat bana. vereyim istediğin parayı.)

 

Dedi: (Dünyâ dolusu versen de çok paralar,

Yine satmam Bilâl'i, vermişim kat’î karar.

 

Lâkin onu, bir şartla sana verebilirim.

Yardımcın “Âmir” ile, “Bilâl”i değişirim.)

 

Çok iyi becerirdi “Âmir” de ticareti.

Onu elde etmekti Ümeyye’nin niyyeti.

 

(Kabûl!) deyip, değişti Âmir’i Bilâl ile.

Kurtardı bu cefâdan Bilâl’i böylelikle.

 

Buna çok sevinmişti o Ümeyye kâfiri.

Dedi ki: (İyi oldu, aldattık Ebû Bekr’i.)

 

Hazreti Ebû Bekir, memnûn idi daha da.

Zîra kurtarmış idi, Bilâl’i bu arada.

 

Onun kurtulmasını “Resûl” de çok isterdi.

Resûl’ü sevindirmek, dünyâlara değerdi.

 

Ve hemen “Bilâl” ile el ele tutuşarak,

Geldi Resûlullaha sevincinden uçarak.

 

Dedi: (Yâ Resûlallah, Bilâl’i, Ümeyye’den,

Âmir ile değişip, satın aldım bugün ben.

 

Zîra gördüm ben dahî onun bu cefâsını.

Siz dahî isterdiniz Onun kurtulmasını.

 

İşte yâ Resûlallah, müjde vereyim size,

Âzâd ettim Bilâl’i, sizin şerefinize.

 

Şu anda "köle" değil, "Hür"dür o bizim gibi.

Râhat etsin kalbiniz ey Allahın Habîbi!)

 

Resûlullah, çok fazla sevindi bu habere.

Ve çok duâ eyledi hazreti Ebû Bekr’e.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan