ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

06 - İLK MÜSLÜMÂNLAR

CEZÂSINI BULDU

 

Hazreti Peygamberin mübârek kızlarından,

Hazreti “Ümmü Gülsüm” ve “Rukayye”, o zaman,

 

İkisi de, sözlü ve nikâhlıydı o ara.

Ve lâkin düğünleri yapılmamıştı daha.

 

Bunlar, Ebû Leheb’in oğullarından olan,

Utbe” ve “Uteybe”yle nikâhlılardı o an.

 

Henüz Tebbet sûresi olmuştu yeni nâzil.

Ebû Leheb” kızarak, hemen buna mukâbil,

 

Oğulları “Utbe” ve “Uteybe”ye, o mel’ûn,

Dedi ki: (Kızlarını boşayın siz de Onun.

 

Boşayın ki, düşsün o bir sıkıntı içine.

İstediğiniz kızı, alırım size yine.)

 

Onlar da boşadılar hemen “Peki” diyerek,

Hattâ alçak “Uteybe”, ileriye giderek,

 

Peygamber-i zîşânın varıp hemen yanına,

Çok hakâret ederek, şöyle söyledi Ona:

 

(Ben, senin dîninden ve senden hoşlanmıyorum.

ve işte bu sebepten, kızını boşuyorum.

 

Artık ne sen beni gör, ne ben seni göreyim.

Ne sen bana gel artık, ne ben sana geleyim.)

 

Bununla da kalmayıp, saldırdı üzerine.

Yakasına yapışıp, çok şeyler dedi Ona.

 

Ve öyle sıkı tutup çekti ki gömleğinden,

O mübârek gömleği yırtıldı o yerinden.

 

Resûlullah bedduâ eylediler o sâat:

(Yâ Rab, bir canavarı eyle buna musallat.)

 

Bu “Uteybe” alçağı, babasının yanına,

Dönüp, bu olanları anlattı o gün ona.

 

Ebû Leheb dinleyip, dedi ki ona fakat:

(Onun bu duâsından içim hiç değil râhat.)

 

Bir müddet sonra ise, çağırıp bir gün onu,

Şam’a, ticâret için gönderdi bu oğlunu.

 

Konakladı kafile “Zerkâ” denen bir yerde.

Dolaşmaya başladı bir “Arslan” o çevrede.

 

Uteybe, o “Arslan”ı görünce korktu fenâ.

Dedi: (Eyvâh, o arslan muhakkak geldi bana.

 

Muhammedin duâsı, her hâlde kabûl oldu.

Arslan beni yiyecek, vâh, Uteybe mahvoldu.)

 

Onu, gâyet yüksekçe bir yere yatırdılar.

Gecenin yarısında, o “Arslan” geldi tekrâr.

 

Birer birer koklayıp kafiledekileri,

Ve buldu en nihâyet o mel’ûn “Uteybe”yi.

 

Üzerine sıçrayıp, karnını yardı hemen.

Çok fecî parçaladı onu bir çok yerinden.

 

Uteybe, verir iken en son nefeslerini,

Diyordu ki: (Muhammed öldürdü elbet beni.

 

Size ben zaman zaman der idim ya "Muhammed,

İnsanların, en doğru söyleyenidir elbet.”)

 

Mel’ûn, alçak Uteybe, bunları diye diye,

Can verip yakalandı, azâb-ı ebedîye.

 

Sonra, “Ebû Leheb” de işitti hâdiseyi.

Ki, “Arslan parçalamış evlâdı Uteybe’yi”.

 

Dedi: (Size demiştim, Uteybe’nin hakkında.

Onun bu bedduâsı, çıkacak pek yakında.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan