|
06 - İLK MÜSLÜMÂNLAR
HZ. HATÎCE’NİN ÎMÂNA
GELMESİ
“Server-i kâinât”a
gelince peygamberlik,
Hatîce vâlidemiz îmân etti
Ona ilk.
Resûl’ün teblîğine, hiç
tereddüt etmeden,
(Peki!) deyip,
îmânla şereflendi ilk hemen.
Abdest almasını da, öğrenip
Ondan bizzât,
Sonra namâz kıldılar,
birlikte iki rekât.
“Hatîce vâlidemiz”,
Resûl’ün her emrine,
(Peki!) deyip, severek
getirirdi yerine.
Kâfirler alay edip, üzseydi
Peygamberi,
Onun tesellîsiyle,
râhatlardı kalpleri.
Derdi: (Yâ Resûlallah,
üzülmesin hiç kalbin.
İtâat edecektir sonunda
sana kavmin.)
Ondan sonra, Resûl’e önce
îmân eden zât,
Arkadaşı, hazreti “Ebû
Bekir”dir bizzât.
O bir rüyâ görmüştü, yirmi
sene önce tam.
Gökten “Dolunay”
inip, parçalandı tamâmen.
Ve düştü her parçası bir
evin üzerine.
Sonra hepsi birleşip,
yükseldi göğe yine.
O sabah, heyecânla uyanıp
çıktı evden.
Bir yehûdî âlime anlattı
bunu hemen.
O dedi: (Bu, karışık
rüyâdır, tâbir olmaz.)
Bu sefer “Bahîra”ya gitti
ve eyledi arz.
O dedi ki: (Kureyş’ten,
bir Peygamber çıkacak.
Onun hidâyet nûru, her
yere yayılacak.
Sen, Onun hayâtında
olacaksın vezîri.
Vefâtından sonra da,
olursun halîfesi.)
Çok hayrette kalarak onun
bu tâbirine,
Yirmi sene, bunu hiç
anlatmadı birine.
Vaktâ ki “Resûlullah”
teblîğ etti dînini,
Hâtırladı hemen o râhibin
dediğini.
Koşup geldi Resûl’ün
huzûruna ânında,
Dedi: (Bir şey işittim,
bu gün senin hakkında.
Peygamber olduğunu,
Kureyş’e der imişsin.
Bu yüzden koşup geldim.
bunu anlamak için.
Lâkin her Peygamberin.
Peygamber olduğuna.
Delîli vardır elbet.
delîlin nedir buna?)
Buyurdu ki: (Delîlim şudur
ki bunun için:
Sen, yirmi sene önce, bir
rüyâ görmüş idin.
Bir yehûdî âlime, rüyânı
eyledin arz.
O dedi: (Bu, karışık
rüyâdır, tâbir olmaz.)
Ayrılıp gittin hemen ve
buldun Bahîra’yı.
Dedin ki: (Tâbir eyle
gördüğüm şu rüyâyı.)
O dedi ki: (Kureyşten,
bir Peygamber çıkacak.
Hidâyetinin nûru, her
yere yayılacak.)
Sen, onun tâbirine pek çok
hayret eyledin.
Ve bunu, yirmi yıldır
kimseye söylemedin.)
Hazreti Ebû Bekir, sevindi
buna gâyet.
Hemen cânü gönülden getirdi
bir şehâdet.
Dedi: (Yâ Resûlallah,
şehâdet ederim ki,
Sen, Allah tarafından
Resûl’sün elbette ki.
Senin Peygamberliğin
elbet haktır, doğrudur.
Nübüvvetinin nûru, bu
cihânı doldurur.)
Böylelikle islâmda,
yetişkin kimselerden,
İlk îmâna gelmekle, O oldu
şereflenen.
|