|
05 - Bİ'SETİ ve DA'VETİ
ALLAHIN ADIYLA OKU
Cibrîl, kuvvetle sıkıp, (Oku!)
dedi bu sefer.
(Ben okumuş değilim) dedi
yine o Server.
İkinci defâ sıkıp, (Oku!)
dedi O yine.
(Ben okumuş değilim)
buyurdu kendisine.
Üçüncü defâ sıkıp ve sonra
bırakarak,
Beş âyeti kerîme okudu ilk
olarak.
(Oku Allah adıyla, ki
O’dur tek yaratan.
O halk etti insanı,
pıhtılaşmış bir kandan.
Hak teâlâ, çok kerem ve
ihsân sâhibidir.
O, bilmediklerini kalem
ile öğretir.)
“Resûl” dahî okudu
bunları Cebrâil’le.
Cihânı aydınlatan o "Güneş"
doğdu böyle.
Sonra bir ürperti ve korku
ile bu sefer,
Aşağıya inmeye başladı "Hayrül
beşer".
Dağın tam ortasına gelmişti
ki, bu defâ,
Cebrâilin sesini duydu yine
bir daha.
Durdu ve kulak verdi,
diyordu: (Yâ Muhammed!
Allahü teâlânın
Resûlüsün sen elbet.
Ben ise Cebrâilim)
dedi ve ökçesiyle,
Yere vurup, o yerden “Su”
çıktı bil vesîle.
Durup, “Abdest”
almaya başladı ondan melek.
Resûl seyrediyordu, Onu,
dikkat ederek.
Ve sonra bir abdest de,
aldı "Fahr-i kâinât".
Sonra namâz kıldılar
birlikte iki rekât.
Selâm verip dedi ki Cibrîl
aleyhisselâm:
(Yâ Muhammed, Rabbimiz
ediyor sana selâm.
Sana buyuruyor ki: “Sen
benim, ins ve cinne,
Resûlümsün, onları dâvet
eyle dînine”.)
Hânesine gelirken Resûl
aleyhisselâm,
Ona, taş ve ağaçlar
verirlerdi hep selâm.
Gördüğü bu şeylerden,
ürpermişti be gâyet.
Ve bir korku içinde eve
geldi nihâyet.
Girip, (Beni örtünüz!
Beni örtünüz!) dedi.
Râhatlayana kadar,
istirâhat eyledi.
Anlattı bu şeyleri hazreti
Hatîce'ye.
Buyurdu ki: (Kapıldım
bir korku, endişeye.
Şundan ki, Mekke halkı
vâkıf olunca buna,
Dil uzatıp kötüler ve
mecnûn derler bana.)
Hazreti Hatîce de dedi:
(Allah korusun.
Sen elbet bu ümmetin
Peygamberi olursun.
Zîra ihsân edersin yolcuya,
misâfire.
Çok merhamet edersin
muhtâçlara, fakîre.)
“Varaka bin Nevfel”e
gittiler sonra hemen.
Varaka, o Server’i
dinleyince tamâmen,
Dedi ki: (Yâ Muhammed,
müjdeler olsun sana!
Kavuşmuşsun Allahın büyük
bir ihsânına.
Yemîn ediyorum ki, sen “Hazreti
Îsâ”nın,
Müjdelemiş olduğu
Peygambersin bi hakkın.
Sana görünen melek, “Cibrîl”dir
ki o gece,
O, “Hazreti Mûsâ”ya
gelmişti senden önce.
Keşke genç olsaydım da,
hicrete yetişseydim.
Ve kâfirlere karşı, sana
hizmet etseydim.)
Sonra Resûlullahın elini
öpüp bizzât,
Fazla zaman geçmeden eyledi
Hakka vuslat.
|