|
04 - GENÇLİĞİ ve
EVLENMESİ
NİÇİN ÜZÜLÜYORSUN ?
Hatîce vâlidemiz, Resûl’le
nişanlıyken,
Şöyle haber gönderdi o
Server’e gizliden:
(Etrâftan diyorlar ki: "Sen
bu zenginliğinle,
Nasıl evleniyorsun öyle
fakîr biriyle?")
Bu dedikoduları bertaraf
etmek için,
Bizim eve, az bir şey çeyiz
gönderir misin?
Ben, o gelen şeyleri,
çoğaltıp bendekiyle,
Herkese gösteririm “Senden
gelen mal” diye.)
Allah’ın Sevgilisi alınca
bu haberi,
İnsanlık îcâbiyle mahzûn
oldu kalpleri.
Zîra göndermek için hazreti
Hatîce’ye,
Hiç de mâlik değildi az bir
mal ve akçeye.
“Kimden ödünç alayım?”
diye düşünür iken,
Hâtırına, hazreti Ebû Bekr
geldi birden.
Ve onun dükkânına yürüdü
bir an önce.
Kapıda karşıladı, o "Resûl"ü
görünce.
Dedi: (Sevgili dostum, bir
şey mi üzdü sizi?
Düşünceli görürüm zîra
hazretinizi.)
Buyurdu: (Yâ Ebâ bekr,
bugün ben Hatîce’ye,
Göndermem gerekiyor bir
şeyler çeyiz diye.)
O dedi: (Bu iş kolay, niçin
üzülüyorsun?
Benim ne malım varsa,
yoluna fedâ olsun.
Az önce haber aldım, bir
kervanım gelecek.
Şam’a göndermiş idim, şimdi
şehre girecek.
Hepsi "Yetmiş deve"dir,
yüklüdür çok mâl ile.
O kervan sizin olsun,
bilcümle emvâliyle.
Kervanı, Hatîce’ye gönder
çeyiz olarak.
Yeter ki kalbinize toz
konmasın en ufak.)
O dediği kervan da, şehire
girdi o an.
Dedi: (Bakın göründü,
geliyor işte kervan.)
Hazreti Ebû Bekir durdurdu
kervanını.
"İpekli kumaşlar"la
donattı her yanını.
Ve görmeleri için bunu
insanların da,
Dolaştırdı kervanı Mekke
sokaklarında.
Mekke halkı görünce, yetmiş
yüklü deveyi,
Dediler: (Hiç görmedik
böyle çok hediyeyi.)
Ateş düştü kalbine Onu
kıskananların.
Ve eridi içleri kötü
fesatçıların.
"Hatîce vâlidemiz",
yirmibeş yıl, berdevâm,
O Server'e hizmette,
gösterdi çok ihtimâm.
Meselâ Resûlullah üzülseydi
bir şeye,
Eve gelip söylerdi hazreti
Hatîce’ye.
Zîra yoktu o günler gidecek
başka yeri.
Onun tesellîsiyle
râhatlardı kalpleri.
Derdi: (Yâ Resûlallah,
üzülmesin hiç kalbin.
İtâat edecektir sonunda
sana kavmin.)
O, Resûl-i ekreme çok
hizmet ettiğinden,
Allahü teâlâ da hoşnûd oldu
kendinden.
Peygamber Efendimiz, ona
bir gün dedi ki:
(Ey Hatîce, Rabbimiz bana
emreyledi ki:
Müjde ver Hatîce’ye, de ki:
"Allah, Cennette,
Sana, beyaz inciden köşk
verecek elbette.
Olmıyacak orada
sıkıntısı, kederi.
Artacak ebediyyen hem
dahî ni’metleri”)
|