|
04 - GENÇLİĞİ ve
EVLENMESİ
YETER Kİ SİZ EMREDİN
Hatîce vâlidemiz
“radıyallahü anha”,
Yok idi hâtunlardan akıllı
ondan daha.
Hem de çok güzel idi onun
hüsnü cemâli.
Asîl ve temiz olup, üstün
idi her hâli.
Malı dahî çok olup,
zengindi o zamanlar.
Çok idi bu sebepten ona
tâlip olanlar.
Lâkin O, hiçbirine etmedi
muvâfakat.
Duymadı hiçbirine bir ilgi
ve iltifât.
Çünkü rüyâ görmüştü bu
husûsta O önce.
Onun tecellîsini bekliyordu
gün-gece.
“Varaka bin Nevfel”
de müjdelemişti Onu.
Merakla bekliyordu bunun
tahakkukunu.
“O Server”in hâlini
yakînen de görünce,
Bu işin olmasını isterdi
bir an önce.
“O Server'in hanımı
olmakla şereflenmek”
Arzûsu, günden güne
şiddetleniyordu pek.
Bunu, “Nefîse Hâtun” sezip
girdi araya.
Geldi bu niyet ile “Resûl-i
kibriyâ”ya.
Dedi ki: (Zâtınızı
tezevvücten men eden,
Bir mâni varsa eğer,
söyleyin bana lütfen.)
Buyurdu: (Maddî yönden,
elimiz dar bu ara.
Yâni yok elimizde
yeterli mal ve para.)
Nefîse hâtun ise, dedi ki:
(Yâ Muhammed!
Mal ve cemâl sâhibi bir
hâtun ile şâyet,
Evlenmek isterseniz, ben
hâzırım hizmete.
Yeter ki siz emredin, bu iş
olur elbette.)
Buyurdu: (O dediğin,
acep hangi hâtundur?)
Dedi: (Hatîce’dir ki, senin
de mâlûmundur.)
Buyurdu ki: (Bu işe, kim
vesîle olacak?)
Dedi ki: (Ben yaparım, sen
bunu etme merak.)
Ayrılıp, buldu hemen
hazreti Hatîce’yi.
Gidip kendi evinde verdi
Ona müjdeyi.
“Varaka”yı çağırıp
Hatîce Hâtun ise,
Olanları anlatıp, dedi: (Böyle
hâdise.)
Ayrıca Resûlullah
Efendimize dahî,
Adam salıp, evine çağırdı
bizâtihî.
Gidip arz ettiler ki huzûru
seâdette:
(Bize teşrîf ediniz
falan gün ve sâatte.)
Bu dâvet karşısında, amcası
Ebû Tâlip,
Ve sâir akrabâsı, oldular
çok muzdarip.
Zîra “Resûlullah”ın,
dâvete gitmek için,
Yok idi elbisesi, iç yüzü
buydu işin.
Satın almaya dahî, yok idi
paraları.
Çâresizlik içinde
düşünürken bunları,
Yetişti Hızır gibi hazreti
Ebû Bekir.
Dedi: (Üzülmenize, acabâ
sebep nedir?)
O Server, Ebû Bekr’e
anlatınca durumu,
Dedi ki: (Sizi üzen
hâdise bir tek bu mu?
Bu iş gâyet kolaydır,
üzülmeyin kat'iyyen.
Yeter ki siz emredin,
hâllederim bunu ben.)
Bu sözlerden “O Server”
ferahladı bu kere.
Pek çok duâ eyledi, hazreti
Ebû Bekr’e.
Dedi ki: (Sen râzı ol yâ
Rab Ebû Bekir’den.
Zîra esirgemedi
yardımını hiç benden.)
|