ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

03 - MÜBÂREK EMÂNET

İŞTE BU, O PEYGAMBER

 

Sekiz yaşına” kadar o Server-i kâinât,

Dedesinin yanında büyüyüp etti râhat.

 

Zîra "Abdülmuttalip", Mekkede çok sevilen,

Çeşitli hizmetleri, bizzât deruhte eden,

 

Zât olup, heybetli ve çok sabırlı bir fertti.

İyi ahlâk sâhibi, dürüst, mert ve cömertti.

 

Allahü teâlâya, âhirete inanır,

Kötülükten sakınıp, yapardı fazla hayır.

 

Zulüm ve haksızlığa, olurdu hemen engel.

Gelen misâfirleri ağırlardı mükemmel.

 

Sevgili torununu, bağrına basıp her an,

Onu, gece ve gündüz ayırmazdı yanından. 

 

Ona, büyük bir sevgi ve şefkat gösterirdi.

Herkesin arasında, Ona değer verirdi.

 

Sık sık Ümmü Eymen’e derdi ki: (Aman sakın!

Oğluma iyi bak ki, bir şeyden sıkılmasın.

 

Ehl-i kitâp diyor ki zîra oğlum hakkında:

“Bu, Peygamber olacak bu ümmete yakında.”)

 

Ümmü Eymen de der ki: (Çocuk iken o Hazret,

Açlık ve susuzluktan etmezdi hiç şikâyet.

 

Sabahleyin, bir yudum yalnız zemzem içerdi.

Yemek teklîf edince, “İstemem, tokum” derdi.)

 

Hem Abdülmuttalibin husûsî odasına,

Girmeye izni yoktu Ondan bir başkasına.

 

Yalnız O geldiğinde, alıyordu severek.

Her söz ve ahvâlinden hoşlanıyor idi pek.

 

O gelmeden, sofraya oturmazdı hiç yine.

Ya yanına oturtur, yâhut da dizlerine.

 

Yemeğin iyisini ve en lezzetlisini,

Ona ikrâm eder ve isterdi yemesini.

 

Bir gün Abdülmuttalip, Kâ’benin yakınında,

Otururken, bir “Râhip” gelip durdu yanında.

 

Oturup, konuşmaya başlayınca o râhip,

İlgi ile dinledi onu Abdülmuttalip.

 

Dedi ki: (Biz okuduk semâvî kitâplarda.

Âhir zaman Nebîsi, gelir bu yakınlarda.

 

Bu şehir, yâni Mekke, Onun doğum yeridir.

Huy ve sıfatları da Onun şöyle şöyledir.)

 

Ve başladı saymaya onları birer birer.

O sırada oraya, teşrîf etti o "Server".

 

Onu görüp, durdu ve hayret etti bir nice.

Ve bakmaya başladı Ona pek dikkatlice.

 

Ve yanına yaklaşıp sonra da Onun bizzât,

Gözlerine, sırtına nazar etti pür dikkat.

 

Sonra birden dedi ki: (İşte bu, o Peygamber!

Hepsi, bunda mevcûttur söylediğim o hâller.)

 

Sonra suâl etti ki: (Bu çocuk neyin olur?)

O, “Oğlumdur” deyince, dedi ki: (Nasıl olur?

 

Bildiğimize göre, çünkü Onun babası,

Gerekirdi şu anda hayâtta olmaması.)

 

Dedi ki: (Evet öyle, bu, oğlumun oğludur.)

O dedi: (Tamâm işte, bu dediğin doğrudur.

 

Bu, âhir zamandaki gelecek son Peygamber!

Her hâli, açık açık veriyor bunu haber.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan