ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

02 - DÜNYÂYA TEŞRÎFLERİ

MELEKLER YIKADILAR

 

O Server'in dünyâya teşrîfleri ânında,

Hazreti Âmine”nin, o an için yanında,

 

Üç hâtun” var idi ki, yardıma gelmişlerdi.

Onlar dahî o gece, çok şeyler görmüşlerdi.

 

Abdurrahmân bin Avf’ın annesi “Şifâ hâtun”,

Diyor ki: (Ben de vardım, gecesinde doğumun.

 

Ne zaman ki o "Server", teşrîf etti dünyâya,

Baktım ki, doğar doğmaz başladı bir duâya.

 

(Yerhamüke Rabbüke!) dendi Ona gâibten.

İşitiyordum ama, görmüyordum onu ben.

 

Sonra, bir “Nûr” çıkarak verdi ki öyle ziyâ,

Şarktan tâ garba kadar göründü bütün dünyâ.

 

Vaktâ ki o "Server"e verildi Peygamberlik,

Hiç tereddüt etmeden, îmân ettim ben de ilk.)

 

O Server'in halası, “Safiyye Hâtun” dahî,

Şöyle anlatmaktadır o ânı bizâtihî:

 

(Ne zaman ki dünyâya teşrîf etti o Server,

Etrâfı “Nûr” kaplayıp, her yer oldu münevver.

 

Secde edip, fasîhan söyledi ki hem nâgâh:

(Lâ ilâhe illallah ve innî resûlullah.)

 

Yıkamak isteyince doğduğunda Onu biz,

Dendi ki: (O temizdir, hiç zahmet etmeyin siz.)

 

Göbeği kesilmiş ve sünnet olmuş idi hem.

Doğar doğmaz, Rabbine secde etti mukaddem.

 

Secdede, hafif sesle bir şeyler söylüyordu.

Kulak verdim: “Ümmetî ümmetî” hep diyordu.)

 

Abdülmuttalip dahî diyor ki: (Ben o sâat,

Kâ’bede ederdim ki Rabbime münâcaat,

 

Kâ’be, birden makâm-ı İbrâhim cihetine,

Doğru secde eyleyip, doğruldu tekrâr yine.

 

Sonra da, “Hübel” denen bir put, durup dururken,

Yüzünün üzerine devrilip düştü birden.

 

Ve peşinden bir nidâ işittim ki şöylece,

Diyordu: (Âmine’nin oğlu oldu bu gece.

 

Doğru yola çağırır, kâfir ve fâcirleri.

Yayar bütün dünyâya cümle hakîkatleri.)

 

Bu acâyib şeyleri, görüp işittiğimde,

Âmine’nin evine koşum hayret içinde.

 

Önce, onun alnına bakıverdim ben derhâl.

"Nûr"u göremeyince, merakla ettim suâl.

 

Dedim ki: (Nûr ne oldu, onu göremiyorum?)

Cevâbında dedi ki: (Bu gece oldu oğlum.)

 

Anlattı birer birer olan hâdiseleri.

Dedim ki: (Görmüyorum  sende doğum eseri.)

 

Dedi: (Evet, bu gece oğlum oldu hakîkat.

En ufak bir sıkıntı hissetmedim ben fakat.)

 

Dedim ki: (Öyle ise, göreyim torunumu.)

Dedi: (Heyhât, şu anda göremezsin sen onu.

 

Zîra şimdi, melekler ziyaret ediyorlar.

Bu ise üç gün sürer, hayli kalabalıklar.)

 

Biz böyle konuşurken, biri geldi âniden.

Meleklerden olduğu belli idi hâlinden.

 

Dedi: (Doğru söylüyor, tam üç gün müddet ile,

Onu kimse göremez, yakını olsa bile.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan