|
02 - DÜNYÂYA TEŞRÎFLERİ
MELEKLER YIKADILAR
O Server'in dünyâya
teşrîfleri ânında,
“Hazreti Âmine”nin,
o an için yanında,
“Üç hâtun” var idi
ki, yardıma gelmişlerdi.
Onlar dahî o gece, çok
şeyler görmüşlerdi.
Abdurrahmân bin Avf’ın
annesi “Şifâ hâtun”,
Diyor ki: (Ben de vardım,
gecesinde doğumun.
Ne zaman ki o "Server",
teşrîf etti dünyâya,
Baktım ki, doğar doğmaz
başladı bir duâya.
(Yerhamüke Rabbüke!)
dendi Ona gâibten.
İşitiyordum ama,
görmüyordum onu ben.
Sonra, bir “Nûr”
çıkarak verdi ki öyle ziyâ,
Şarktan tâ garba kadar
göründü bütün dünyâ.
Vaktâ ki o "Server"e
verildi Peygamberlik,
Hiç tereddüt etmeden, îmân
ettim ben de ilk.)
O Server'in halası, “Safiyye
Hâtun” dahî,
Şöyle anlatmaktadır o ânı
bizâtihî:
(Ne zaman ki dünyâya teşrîf
etti o Server,
Etrâfı “Nûr”
kaplayıp, her yer oldu münevver.
Secde edip, fasîhan söyledi
ki hem nâgâh:
(Lâ ilâhe illallah ve
innî resûlullah.)
Yıkamak isteyince
doğduğunda Onu biz,
Dendi ki: (O temizdir,
hiç zahmet etmeyin siz.)
Göbeği kesilmiş ve sünnet
olmuş idi hem.
Doğar doğmaz, Rabbine secde
etti mukaddem.
Secdede, hafif sesle bir
şeyler söylüyordu.
Kulak verdim: “Ümmetî
ümmetî” hep diyordu.)
Abdülmuttalip dahî diyor
ki: (Ben o sâat,
Kâ’bede ederdim ki Rabbime
münâcaat,
Kâ’be, birden makâm-ı
İbrâhim cihetine,
Doğru secde eyleyip,
doğruldu tekrâr yine.
Sonra da, “Hübel”
denen bir put, durup dururken,
Yüzünün üzerine devrilip
düştü birden.
Ve peşinden bir nidâ
işittim ki şöylece,
Diyordu: (Âmine’nin oğlu
oldu bu gece.
Doğru yola çağırır,
kâfir ve fâcirleri.
Yayar bütün dünyâya
cümle hakîkatleri.)
Bu acâyib şeyleri, görüp
işittiğimde,
Âmine’nin evine koşum
hayret içinde.
Önce, onun alnına
bakıverdim ben derhâl.
"Nûr"u göremeyince,
merakla ettim suâl.
Dedim ki: (Nûr ne oldu, onu
göremiyorum?)
Cevâbında dedi ki: (Bu
gece oldu oğlum.)
Anlattı birer birer olan
hâdiseleri.
Dedim ki: (Görmüyorum
sende doğum eseri.)
Dedi: (Evet, bu gece
oğlum oldu hakîkat.
En ufak bir sıkıntı
hissetmedim ben fakat.)
Dedim ki: (Öyle ise,
göreyim torunumu.)
Dedi: (Heyhât, şu anda
göremezsin sen onu.
Zîra şimdi, melekler
ziyaret ediyorlar.
Bu ise üç gün sürer,
hayli kalabalıklar.)
Biz böyle konuşurken, biri
geldi âniden.
Meleklerden olduğu belli
idi hâlinden.
Dedi: (Doğru söylüyor,
tam üç gün müddet ile,
Onu kimse göremez,
yakını olsa bile.)
|