|
01 - MÜBÂREK NÛR'U
MERHABÂ SÂLİH KARDEŞ
“Humeyr”e, rüyâsında
(Kâ’beyi ört!) denince,
Uyanıp ferahladı, gark oldu
bir sevince.
Ve o sabah, “Hasır”dan
bir örtü yapıp hemen,
Gidip örttü Kâ’beyi, hiç
vakit geçirmeden.
O gece, rüyâsında dendi ki
ona yine:
(Hasır lâyık değildir
Kâ’benin üzerine.)
Sabahleyin, hasırı kaldırıp
o hükümdar,
“Kumaş”tan örtü ile
Kâbe’yi örttü tekrâr.
Bu sefer rüyâsında dendi ki
kendisine:
(Bu ev elbet lâyıktır
daha kıymetlisine.)
Sabahleyin onu da kaldırıp
bir tarafa,
“En kıymetli kumaş”la
örttü onu bu defâ.
Kâ’benin üzerine her sene
örtü yapmak,
Bu melik zamanından kaldı
âdet olarak.
Sonra da vedâ edip Mekke
ahâlisine,
Geldi adamlarıyle Medîne
beldesine.
Bilginler kendisine ettiler
ki şöyle arz:
(Bu yerde kalmamızı ederiz
sizden niyâz.
Zîra âhir zamanda gelecek "Son
Peygamber",
Yakın bir gelecekte bu yere
teşrîf eder.
İsmi “Muhammed”dir
ki o gelecek Resûl’ün,
Yayılır her tarafa Onun
dîni gün be gün.
İsterseniz cümlemiz kalalım
bu beldede.
O "Yüce Peygamber"i
bekliyelim bu yerde.)
Hükümdar, bu teklîfe eyledi
muvâfakat.
Zîra o Peygambere meftûn
oldu o sâat.
Sonra bir mektup yazıp o
Resûl’e hitâben,
Teslim etti o zarfı, birine
o gün hemen.
Ve tenbih eyledi ki: (Bu
mektup, elden ele,
Dolaşarak ulaşsın o
büyük Peygambere.)
Şöyle yazmış idi ki
mektûbunu o günden:
(Bu, gelecek Resûl’e
yazılmıştır Humeyr’den.
Ey Allahın Resûl'ü,
görmedimse de seni,
İnandım, kabûl ettim senin
nübüvvetini.
Ben de, senin dînine girdim
tam inanarak.
Şimdiden kabûl ettim,
Peygambersin sen elhak.
Ümmetinin içine dâhil eyle
beni de.
Kıyâmet günü olur
görüşmemiz belki de.)
Mektûbu mühürleyip, teslim
etti onlara.
Bu mektûp, dolaşarak
babadan oğullara,
Nihâyet “Hâlid bin Zeyd”
hazretlerine kadar,
Geldi zâyi' olmadan, elden
ele bu karar.
Vaktâ ki Resûlullah hicret
eylediğinde,
Medîne yakınında konakladı
bir yerde.
Medîneli mü’minler, aldılar
bunu haber.
Mektûbu, “Ebî Leylî”
nâm birine verdiler.
Dediler: (Bu mektûbu al
ve hemen çık yola.
Allahın Resûlü’nü yarı
yolda karşıla.)
O gidip görüşünce Allahın
Habîbiyle,
Hitâb etti Peygamber ona
kendi adiyle.
Buyurdu: (O mektûbu
çıkar yâ Ebâ Leylî!
Bakalım neler yazmış
kardeşim İbni Rebî?)
Ebî Leylî, mektûbu çıkarıp
verdi hemen.
Resûlullah okuyup, râzı
oldu Humeyr’den.
Hattâ çok sevinerek yazdığı
bu mektûba,
Üç defâ buyurdu ki: (Sâlih
kardeş, merhabâ!)
|