ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - MÜBÂREK NÛR'U

BAŞI NİÇİN AĞRIMIŞ ?

 

Humeyr bin Rebî” adlı vardı ki bir hükümdar,

Hükmederdi geniş bir ülkeye o zamanlar.

 

Lâkin “Mecûsî” olup, ateşe tapıyordu.

Yanında, dörtyüz bilgin hazır bulunuyordu.

 

Bu hükümdar, bir zaman geldi "Mekke şehri"ne.

Lâkin hürmet etmedi ahâli kendisine.

 

Hemen adamlarına sordu ki şu suâli:

(Neden çok kibirlidir bu yerdeki ahâli?)

 

Dediler ki: (Efendim, Arab’dır bu insanlar.

Çok asîl, pek şerefli kimsedir hepsi bunlar.

 

Zîra “Kâ’be” denilen bir ev var ki burada,

Allahın evi olup, eşi yoktur dünyâda.)

 

Hakîkatı onlardan öğrenince hükümdar,

Düşündü: (Bu ev için gururlu demek bunlar.

 

Öyleyse temelinden yıkayım ben bu evi,

Yıkılsın bunların da gurur ve kibirleri.)

 

Melikin kafasına “Bu fikir” girdiğinde,

Şiddetli “Bir ağrı” da girdi berâberinde.

 

Kıvrandı gece gündüz ağrının şiddetinden.

Hattâ yaşlar boşandı burnundan, gözlerinden.

 

Bezdirince bu ağrı nihâyet kendisini,

Çağırdı huzûruna bilginlerin hepsini.

 

Başının ağrısını söyleyip herbirine,

Dedi: (Bir çâre bulun bu başımın derdine.)

 

Bilginler bunun için çalıştılar durmadan.

Lâkin bulamadılar derdine çâre, derman.

 

Onlardan bir tânesi, sordu ki hükümdara:

(Kalbinizden bir fikir geçti mi hiç bu ara?)

 

Dedi: (Gelir zihnime, her düşünce ve fikir.

Senin bu bahsettiğin nasıl bir düşüncedir?)

 

Bilgin dedi: (Efendim, bu günlerde, gizliden,

Kâ’be için bir fikir geçti mi zihninizden?)

 

Dedi: (Evet, kalbimden geçirdim ki:Bu evi,

Yıkayım da, halkının yıkılsın kibirleri.”)

 

Dedi ki: (Hükümdârım, işte budur muhakkak.

Başınızın derdine tek sebep budur ancak.

 

Zîra o ev sâhibi, vâkıftır her şeylere.

Aynıdır Ona göre gizli ve âşikâre.

 

Eğer vaz geçerseniz bu kötü fikrinizden,

Hemen kurtulursunuz bu mühim derdinizden.)

 

Dinledi o hükümdar onun nasîhatini.

O fikirden vazgeçip, düzeltti niyetini.

 

Ne zaman ki o "Fikir" çıkınca kafasından,

Başındaki "Ağrı" da çıktı hemen ardından.

 

Çok sevinip, Allaha îmân etti nihâyet.

Mekke ahâlisine gösterdi saygı, hürmet.

 

Gurur ve kibirini atarak bir tarafa,

Geldi tevâzû ile Beytullahı tavâfa.

 

Sonra da çok yemekler yaptırıp sini sini,

Dâvet etti bilcümle Mekke ahâlisini.

 

O gece rüyâsında dendi ki kendisine:

(Nasıl ikrâm ettinse Mekke ahâlisine,

 

Beyti şerîfe dahî, eyle ta’zim ve hürmet.

Üzerini bir şeyle örterek eyle hizmet.)

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan