ŞİİRLERLE MENKIBELER

PEYGAMBER EFENDİMİZİN HAYATI - 1

 

1.Cild

 Kitap       Web

2.Cild

 

Peygamber (Aleyhisselâm) Efendimizin Hayatı

 

03 -

Peygamberler

04 -

Dört Büyük Halife

 

 

05 -

Eshâb-ı Kiram

06 -

Büyük İmâmlar

 

 

07 -

Anadolu Evliyâları

08 -

Buhârâ Evliyâları

 

 

09 -

Horasan Evliyâları

10 -

Rehber İnsanlar

 

11 -

Güzel Nasihatlar

12 -

İmân ve Namaz

01 - MÜBÂREK NÛR'U

HAZRET-İ ABDULLAH

 

İki cihân güneşi Peygamber-i zîşân’ın,

Mübârek babaları hazret-i Abdullah’ın,

 

Dünyâya geldiğinde, bilcümle ehl-i kitap,

O gün, birbirlerine ettiler şöyle hitâb:

 

(İşte, âhir zamanda gelecek son Resûl'ün,

Babası olan kişi, dünyâya geldi bu gün.)

 

Ve benî İsrâil’in yanlarında, o vakit,

Bir “Cübbe” var idi ki “Yahyâ Nebî”ye âit,

 

Şehîd olduğu zaman, bu vardı üzerinde.

Ve mübârek kanından, iz vardı çok yerinde.

 

Hem de kitaplarında şöylece yazardı ki:

(Bu cübbeye bulaşan o kanlar, ne zaman ki,

 

Tâzelenip damlarsa, son gelecek Resûl'ün,

Babası olacak zât, dünyâya gelir o gün.)

 

Vaktâ ki cübbedeki o kan tâze olunca,

Ve damla damla olup, akmaya başlayınca,

 

İsrâil oğulları, buna vâkıf oldular.

O zâtın doğduğunu yakînen anladılar.

 

Ve lâkin kıskandılar öğrenip hemen sonra,

Kendi kavimlerinden gelmemişti O zîra.

 

Hattâ öldürmek için, yaptılar çok sûikast.

Nûr”un bereketiyle, korunurdu O fakat.

 

Ne zaman ki “Abdullah”, erdi bülûğ çağına,

Güzellikte, benziyen hiç kimse yoktu Ona.

 

Bu yüzden, kızlarını, nice nâmlı kişiler,

Ona vermek üzere, gayrete giriştiler.

 

Ve nice hükümdarlar vardı ki o gün hattâ,

Ona kız vermek için, yarıştılar âdetâ.

 

Ve Abdülmuttalibe gelerek dediler ki:

(Kızımızı oğluna alır isen eğer ki,

 

Biz her şarta râzıyız, yeter ki sen kabûl et.)

Lâkin Abdülmuttalib, hepsini ederdi red.

 

Ne zaman ki Abdullah, girdi onsekizine,

Herkes hayrân olurdu Onun güzelliğine.

 

Alnında “Nûr-u Nebî,” güneş gibi parlardı.

Onu gören kızların, gönlü Ona akardı.

 

İkiyüz”’e yakın kız, Mekkeye gelerek hep,

Onunla evlenmeyi ettiler arzû, talep.

 

Lâkin Abdülmuttalib, oğluna en mükemmel,

En kibâr ve en asîl, huyu ve yüzü güzel,

 

Bir kız arar idi ki, hem o Halîlullahın,

"Hanîf" denen dînine bağlı olsun bihakkın.

 

Hazreti Abdullah'ta vardı böyle asâlet.

Lâkin benî İsrâil, ettiler Onu haset.

 

Hattâ öldürmek için, and içip söz verdiler.

Silâhlı “Yetmiş kişi”, Mekkeye gönderdiler.

 

Nihâyet Abdullah’ın, kırda olduğu bir gün,

Kılıçlarını çekip, saldırdılar topyekün.

 

Ve lâkin Abdullah’ın akrabâsından olan,

Vehb bin Abdi Menâf” da yakında idi o an.

 

Birkaç arkadaşıyla ava çıkmıştı o da.

"Abdullah"ın hâlini gördüler o arada.

 

Lâkin karşı koymaya, güç yetiremediler.

Zîra “Yetmiş kişi”ydi ona hücûm edenler.

Bir Önceki Sayfaya GiderBu Kitabın Ana Sayfasına GiderBir Sonraki Sayfaya Gider

Abdüllatif Uyan